ABD borç limitini artırmadıkça piyasaların tansiyonu artıyor

AA

ABD’de hazine, borç limitinin yükseltilmemesi halinde ülkenin 1 Haziran gibi erken bir tarihte temerrüde düşeceğini söylüyor.

ABD ekonomisinde borç limiti açmazı, ekonomik ve finansal fırtınaya yönelik endişeleri körüklüyor.

ABD’de devam eden müzakerelerden henüz bir anlaşma sağlanamaması sonucu ABD’nin ilk temerrüdünün, benzeri görülmemiş ekonomik ve finansal felakete yol açması bekleniyor.

ABD’de federal hükümetin 31,4 trilyon dolarlık borç limitine ulaşması ve Hazine Bakanlığının borç limitinin aşılmasını önlemek için ocak ayından bu yana aldığı olağanüstü tedbirlerin tükenerek nakit sıkıntısı çekmesine 10 günden az süre kaldı.

Borç limitinin askıya alınması veya yükseltilmesi için son dakikaya kadar beklemek, iş dünyası ve tüketici güvenine ciddi zararlar veriyor, borçlanma maliyetlerini artırıyor ve ABD’nin kredi notunu olumsuz etkiliyor.

Borç limiti nedir?

ABD’de ilk kez 1917’de uygulanmaya başlanan borç limiti ya da borç tavanı, “ABD hükümetinin borçlarını ödemek için ödünç alabileceği para miktarının üst sınırı” anlamına geliyor.

Kongre, her yıl altyapıya yapılan hükümet harcamalarını, sosyal güvenlik gibi programları ve federal çalışanlar için maaşları içeren bir bütçeyi onaylıyor. Tüm bu harcamalar için insanlardan vergi de alan hükümet, yıllardır elde ettiği gelirden daha fazlasını harcıyor ve federal bütçe açığını artırıyor.

Mevcut borç limiti, yaklaşık 31,4 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.

ABD borç limitini artırmadıkça piyasaların tansiyonu artıyor

Borç limitine ulaşılırsa ne olur?

Borç limitine ulaşılması halinde federal hükümet borç miktarını artıramıyor. Bu nedenle sadece elindeki nakdi ve gelen gelirleri harcayabiliyor. Limitin artırılması için Kongre’den yasa geçirilerek izin alınması gerekiyor.

Kongre, borç limitiyle ilgili bir kararla karşı karşıya kaldığında borç limitini artırmayı veya belirli bir süre için askıya almayı seçebiliyor.

Borç limitini artırmak hükümetin daha fazla harcama yapmasına izin verir mi?

Borç limitinin artırılması, hükümete harcamaları Kongre’nin onayladığı seviyenin üzerine çıkarma yetkisi vermiyor. Bu durum, sadece hükümetin vatandaşlara ve tahvil sahiplerine karşı mevcut yükümlülüklerini yerine getirmesine izin veriyor.

Borç limiti aşılırsa ne olur?

Hazine, her gün vergilerden gelir sağlıyor ve sosyal güvenlik yardımlarından kamu hizmetlerine “faturalarını” ödüyor. Borç limitinin artırılmaması ve olağanüstü önlemler olarak bilinen bir dizi nakit tasarruf aracının tükenmesi halinde ABD Hazinesi, yeni borçlanma yapamayacağı için harcamalarını gerçekleştirememe sıkıntısı yaşıyor. ABD’nin borçlarının geri ödemesi de sıkıntıya girerken, ülkenin mali yükümlülüklerini yerine getirememesi durumda temerrüde düşmesi söz konusu oluyor.

Borç limitini artırmak neden bu kadar tartışma sebebi?

Borç limitinin, teknik olarak hükümet harcamalarının seviyesiyle ilgili olmamasına rağmen federal bütçenin büyüklüğüne ilişkin tartışmalarda bir parlama noktası haline geldiği görülüyor. Son 30 yılda bazı politikacıların, federal harcamaların artışını yavaşlatmaya çalışmak için borç limiti üzerindeki hesaplaşmasının arttığı belirtiliyor.

Bazı politika yapıcılar, borç limitinin vergi mükelleflerine gereksiz maliyetler yüklediği, ABD hükümetinin ödeme gücünü riske attığı ve federal harcamaları kontrol altına almakta yetersiz olduğu düşüncesiyle tamamen kaldırılmasını savunurken, bazıları ise Kongre’yi borç limitini artırmak için oylamaya zorlamanın hükümete mali disiplini empoze etmek için yararlı olduğunu düşünüyor.

Borç limiti daha önce aşılmış mıydı?

Beyaz Saray’ın paylaştığı bilgilere göre, ABD hükümetinin, Kongre’nin federal borç üzerindeki yasal sınırı yükseltmeden veya askıya almadan borç limitini aştığına dair tarihsel bir emsal bulunmuyor. Ancak borç limiti konusunda son dakikaya kadar beklemenin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren örnekler yer alıyor.

Borç limitini aşmanın ABD ekonomisi için sonuçları ne olur?

Analistler, borç limitinin aşılmasının ABD ekonomisine ciddi zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Borç limiti konusunda süregelen belirsizlik bile yatırımcılar ve hisse senetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Uzmanlar, borç limitinin uzun süreli olarak aşılması durumunda ekonomiye maliyetinin daha da büyük olacağını vurguluyor.

ABD Başkanı Joe Biden ise ABD’nin temerrüde düşmesi durumunda “tüm dünyanın başının derde gireceği” uyarısında bulunmuştu.

Yellen 1 Haziran tarihini verdi

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, borç limitine ilişkin güncel bilgileri paylaşmak amacıyla ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy’ye gönderdiği son mektupta, borç limitinin 1 Haziran’a kadar artırılmaması veya askıya alınmaması halinde ülkenin nakit sıkıntısı çekebileceği uyarısını yineledi.

Yellen, hafta sonu verdiği bir röportajda ise Kongre’nin borç limitini artırmaması halinde ödemeler konusunda yapılması gereken “zor seçimler” olacağını ifade emişti.

Müzakerelerdeki ana anlaşmazlık noktası, harcama seviyesi

Beyaz Saray yetkilileri ile McCarthy’nin ekibi arasındaki görüşmeler bu hafta yeniden başlarken, borç limiti müzakerelerindeki ana anlaşmazlık noktasının “zorunlu harcama seviyesi” olduğu belirtiliyor.

Borç limitinin artırılması yeni harcamalara izin vermezken, Cumhuriyetçiler, borçlanma limitini artırma anlaşmasının bir parçası olarak hükümet harcamalarında kapsamlı kesintiler yapılmasında ısrar ediyor.

Cumhuriyetçiler, isteğe bağlı harcama kesintileri talep ederken, savunma harcamalarının artırılması için baskı yapıyor.

Beklenti, bu hafta bir anlaşmanın sağlanması yönünde

ABD’nin olası bir temerrüde düşmesinin önüne geçilmesi için iki taraf arasında bu hafta bir anlaşmanın sağlanması gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir